Bilgisayar mühendisleri genel olarak bilgisayar programı yazarlar. Yani oynadığınız oyunları, Word’ü Excel’i Windows’u ya da bir muhasebe programını da bu şekilde yazıyoruz… Yazarlar diyorum çünkü program yazmak, yazı yazmak şeklindedir.

Önce şu soruyu cevaplayalım: Program Nedir? Bilgisayar Programı Nasıl Yazılır?

Program ise bilgisayardaki kullandığınız her şeye denir. Yani bir oyun bir programdır, soliter (fal) bir programdır, Excel bir programdır. Windows bile bir programdır. İnternet Explorer da bir programdır. Web siteleri de programdır.

Program yazmada genelde İngilizce terimlerden oluşan bir dil kullanılır. Programlamada genelde şöyle şeyler yazılır: Eğer programı kullanan buraya tıklarsa ekranı kırmızı yap, ya da buraya tıklarsa printer’a dökümanı gönder diye İngilizce yazarız. Yani bilgisayar programları denilen şey tamamen düz yazıdan oluşuyor. Hemen hemen tüm programlar da teorik olarak notepad ile yazılabilir. Nasıl İngilizce Fransızca gibi dünyada 100’lerce dil varsa bilgisayarda da buna benzer şekilde yüzlerce dil vardır. Kimi çok popülerdir kimisini ise 3-5 kişi bilir. Bilgisayar dillerine örnek vermem gerekirse bir kaç tanesini sayayım belki bazılarını duymuşsunuzdur:: Java, Delphi, asp.net, vb.et, c#, Visual Basic….

Zaten bilgisayar mühendislerinin aldığı paraları etkileyen en önemli kriterlerden biri de bildiği bilgisayar dillerinin sayısı ve bu dillerdeki tecrübesidir.

Yani Photoshop’u da bilgisayar mühendisleri yapar, web sitelerinin çoğunu da onlar yapar. Teknolojinin olduğu her yerde Bilgisayar Mühendisleri vardır. Bilgisayar mühendislerinin yaptığı işleri diğer mühendisler de yapmaya çalışırlar… Bazen becerir ve çoğunlukla da becermezler… Bu açıdan öğrenciler arasında tabu olan ve bilmeyen kişilerce uydurulan “Bilgisayar Mühendisi olamaya gerek yok kendimi yetiştirsem yeterlidir” lafı tamamen yalandır, uydurmadır. Bilgisayar Mühendisi olan kişi öncelikle kendine saygı duymaya başlar, hiçbir zaman ama demez. Yani iyi bir yazılımcı olabilirsiniz ama bilgisayar mühendisi değilseniz sürekli ama ben bilgisayar mühendisi değilim demek zorunda kalırsınız. Bu ezikliği ömür boyu yaşamak zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden baştan bilgisayar mühendisi olmak en iyisidir. Bu yüzden lise’deyken deli gibi çalışıp MF-4’de yüksek puanlar almaya çalışın.

Bu arada yeri gelmişken belirteyim, eğer kötü bir okulda okuyup da moraliniz bozulmasın, kendinizi geliştirip yine iyi paralar kazanabilirsiniz. Ancak her zaman iyi bir okulu bitirmek hem kendi iç dünyanız hem aileniz hem ilerde çoluk çocuğunuz için iyi bir hava olacaktır. En azından havalanmasanız bile sizi bir yerde ezmek isteyen olursa ezilmeyeceğinizi söylemeliyim.

Bir de kötü bir okulda okuyorum diye kendinizi ezik hissederseniz başkaları da sizi ezik olarak görecektir. Orada burada, internet sayfalarında okulunuzu kötülerseniz aslında kendinizi kötülemiş olursunuz. Boğaziçi bilgisayar mühendisliğinde okuyanlar bile okullarından memnun değiller hocalarının yetersizliklerinden mustaripler, ama siz hiç web sitelerinde kendi okullarını kötülediklerini gördünüz mü? Hayır göremezsiniz. Niye kötülesinler ki kendi okullarını, sadece kendi aralarında konuşurken kötülerler o kadar… Yani kendi ayağınıza kurşun sıkmayın bitirdiğiniz okulları kötülemeyin. Bitirdiğiniz okullara sahip çıkıp. Okulunuzun daha iyi yerlere gelmesi için çabalamanız daha doğrudur.

Neyse dönelim konumuza. Bilgisayar mühendislerinin çoğu program yazsalar da bazıları bu işi beceremezler. Beceremeyenler farklı alanlara kayarlar… Mesela üniversitede kalıp okulda hoca olmaya çalışırlar… Mesela başka alanlarda çalışmaya başlarlar: Satış temsilcisi, Pazarlama, Kalite Sistemleri gibi bölümlerde çalışabilirler. Bu işleri de bilgisayar mühendisleri gayet iyi becerirler… Zaten hem bilgisayar bilip hem satıcı olursanız bu sizin için bir avantajdır. Ayrıca yazılım yapmayanlar ya da yapmak istemeyenler analist yada proje lideri, proje yöneticisi gibi şeyler de olabilirler. Bu tür adamlar, yazılım yapacak kişilere şu programı yaz, bunu öyle yapma bunu böyle yap derler. Çoğu kere müşteri ile yazılımcı arasında mesaj taşırlar. Mesela müşteri program yavaş çalışıyor diye Proje Yöneticisi ’ne telefon eder. Proje Yöneticisi de yazılımcının masasına gider. Yazılımcı arkadaş müşteri aradı program yavaş çalışıyormuş. Hızlandırabilir misin der… Yazılımcı da 3 gün içinde bitiririm hızlandırırım der. (hızlandırmaktan kasıt, programın bazı yerlerini yeniden yazmaktır.) Daha sonra proje yöneticisi müşteriyi arayıp tamam abi 5 gün sonra hazır der. Ama bu tür proje yöneticisi de olmaz zordur, hem bilgisayar mühendisinin kahrını, nazlanmalarını çekecek hem de müşteriyi hoşnut tutmak zorundadır. Ayrıca isterler sözleşme dışında isteklerse bunlar için yeni para istemek de çoğunlukla yöneticinin işidir.

Yukarıda belirttim, Bilgisayar Mühendisleri nazlıdırlar, iş yaptırmak hem kolay hem zordur. Bir bilgisayar mühendisine gönülsüz iş yaptırıyorsanız hiç yaptırmayın daha iyidir. Mutlaka yazılımcıların gönüllü program yazmalarını teşvik etmek çok önemlidir. bu yüzden Bilgisayar mühendislerinin psikolojilerini bozmamak gerekir. iyi bir motivasyona sahip bir yazılımcı her işi en kısa sürede bitirmeye çalışır… Yazılımcıların motivasyonlarını bozan şeyleri kaldırmak şirket yöneticilerine ait. motivasyon bozucu şeyler çok çeşitli olabilir: mesai saatlerinin hiç esnek olmaması ya da çok esnek olması, çay kahve kola, yemek, parasal sorunlar, müdürün/yöneticinin anlayışsız olması, yapılan işlerin rutine binmesi, işe uygun kişilerin işe alınmaması, işe giren ve işten ayrılanların çok olması, gürültülü çalışma ortamı, bağırış çağırış olması (sadece bilgisayarcılar bağırabilir  )

Bilgisayar mühendisleri yazılım ve meslek dışı işler haricinde en çok Network uzmanı olurlar. Network uzmanı demek bir firmadaki tüm bilgisayarlardan sorumlusun demek. yani bir bilgisayar internete bağlanmıyorsa bu adama gideriz. kablo gerekiyorsa bu adama gideriz. şirkete yeni giren birine email adresi açılacaksa bu adama başvururuz. Network kolay bir iş olduğu için bu işi daha çok meslek dışından gelen kişiler yaparlar… Bu iş biraz hemşireliğe benzer. genelde iyi bir bilgisayar mühendisi network’ten anlar ama network’çü olmaz. doktorluk varken hemşire niye olmak istesinler ki….

Bilgisayar mühendisleri web sitesi de yapabilirler. Ama bu işi de pek tercih etmezler bu iş de biraz hemşirelik işi gibidir. Yapan yapar ama bilgisayar mühendisleri genelde daha zor işlere yönlenirler, yani hemşirelerin yapamayacağı beyin ameliyatlarını yapmak isterler ve bunun karşılında da yüksek paralar almak isterler. Yani web sitesi yapabilmek için Bilgisayar mühendisliği okumaya gerek yok. hatta okumaya gerek yok lise mezunları bile web sitesi yapabilirler. yakında ilkokullarda web tasarım dersleri açarlarsa şaşırmayın….
Bilgisayar Mühendisliği için Okul Önemli midir?

Hem evet hem hayır. Eğer iş bulacaksanız önemli değil. yani bilgisayar mühendisi olup kendinizi geliştirdiyseniz heryerde iş bulabilirsiniz. Ama İTÜ’yü bitirin ama kendinizi geliştirmezseniz iş bulamazsınız. İş bulma açısından okulun önemi şimdilik sektörümüzde yok. ama ilerde ne olur bilemem. Bu yüzden her zaman en iyi lise ve üniversiteleri bitirmekte yarar var….

Bazen işverenler devlet okullarını yada burslu (özel üniversiteleri) tercih ederler, Niye ? Bu konuda www.bilgisayarmuhendisleri.com ‘da bulunan diğer yazılara da bakın. çünkü devlet okullarında okuyanların daha çalışkan olduklarını bilirler. YGS ve LYS’ye çalışmamış birisi, üniversitede çalışmamış birisi, iş yerinde de çalışmayacaktır diye düşünür. Bu çoğu kez doğrudur. Devlet üniversitelerindeki öğrenciler çoğu aynı düzeydedirler ve yoğun rekabet yaşanır bu yüzden okuldan mezun olana kadar kendilerini geliştirmek için çabalayıp dururlar… yani çok çalışırlar… bu çalışkanlık genelde iş hayatında da devam eder. Çoğu paralı okuyan öğrenci genelde kendi kendine öğrenim sorunu yaşarlar ve illa bir kurs, bir hoca, bir öğreten olsun diye nafile bir bekleyiş içindedirler… Ancak iyi devlet üniversitelerindekiler şikayet de etseler kendilerini mutlaka geliştirirler… Yani Yıldız üniversitesine hiç hoca da koymasanız öğrenciler mezun olurken mutlaka belirli bir seviyede olacaklardır… Çünkü kendi kendine öğrenmeyi bilmek çok önemlidir. Kaliteli bir öğrenci üniversitedeyken kursa para vermeden kendini geliştirebilir. Aynen lisedeyken çalışkan olanların dersaneye ihtiyaç duymamasına benzer… Yeri gelmişken belirteyim sertifika veren kurslara para kaptırmayın. inanılmaz yüksek meblağlar ödeniyor… bunun yerine partime çalışmayı ve staj’ları iyi değerlendirmeyi deneyin. Boşu boşuna paranızı kaptırmayın. Bir bilgisayar mühendisinin sertifikaya ihtiyacı yoktur. Bilgisayar mühendisi değilseniz kendinizi ispatlamak için sertifika kursuna gidersiniz. yoksa iş hayatında bunun çok değeri yoktur. zaten iş ilanlarında sertifika arıyorsa o iş size göre değildir demektir.

Bir de şunu belirteyim iş dünyasının kalbi istanbul’dur. Muhtemelen nereden mezun olursanız olun %90 isrtanbulda çalışacaksınız. Bu yüz istanbuldaki üniversiteleri tercih edin. Öğrenciyken staj ve parttime çalışma olanakları en yüksek istanbul’dadır. Ayrıca mezun olduktan sonra da iş imkânlarının en yüksek olduğu şehir de istanbul’dur… Eğer öğrenciyken İstanbul’a alışırsanız tüm dünya’da iş bulabilecek durumda olacaksınız. yani kesinlikle istanbulda okuyun…

Üniversitenin İngilizce Olması Önemli Mi?

Üniversitenin ingilizce eğitim vermesinin önemi yoktur, ancak ingilizce hazırlık almak ve ingilizceyi bilmek çok önemlidir. İngilizce bilmeden iyi bir bilgisayar mühendisi olmak zordur. Zira bilgisayar ile ilgili hemen herşey ingilizcedir. Ayrıca ingilizceniz varsa dünyanın her yerinde çalışabilirsiniz. Bilgisayar mühendisliğinin en güzel taraflarından biri de budur…

Üniversiteye gelmeden önce Lise’de Bilgisayar bilmek önemli mi?

Hiçbir önemi yoktur. Çok şey bildiğinizi sanıyor olabilirsiniz. ama muhtemelen bildiklerinizin hiç bir önemi yoktur. Zaten üniversitede bilgisayar dersleri alana kadar belki teknolojiler değişmiş, yeni bilgisayar dilleri çıkmış olabilir. Bu yüzden lisede boşu boşuna bilgisayar uzmanı olmak için çabalamayın, enerjinizi YGS ve LYS’de yüksek puan almak için harcarsanız daha iyi olacaktır.

Facebook'dan yorumla